TUVALET EĞİTİMİ ve sonrasında banyo

22.08.2009







Bu günlerde tatlı bir telaş ve koşturma var bizim evde. Uzun süredir düşündüğüm fakat bir türlü cesaret edemediğim tuvalet eğitimine bakıcı teyzemizide söyleyerek başladık. Tabiki ilk önce lazımlıkmı yoksa klozet üzerine olan çeşitlerden birinimi sececeğimiz konusunda kararsızdım. Önce klozet üzerine olanlardan aldım fakat oğluşum küçük olduğu için klozet üzerinde fazla duramadı. Bu arada halamızda bende sandalye şeklinde oturak klozet var alırmısın deyince, hemen atladım alırım diye. Karar verildi çeşitinde fakat iş şimdi alıştırmaya geldi.
Tuvalet eğitimine karar vermen ise karaböcüğümün kakasını yaptığı zamanların hem belli saatlerde olması hemde yüzünden ve hareketlerinden belli etmesiydi. İnternette gezinirken hep sitelerde şu açıklama vardı. Gece altına kakası yada çişini yapmıyorsa bu eğitime başlayabilirsiniz diyordu. Karaböcüğüm bazen yapıyor bazende kakasını gece yapmıyordu ama hep çok işiyordu. Buna rağmen ben bu eğitime başlamak istiyorum. Artık oğlumada bir kişi baktığı için tek kişi ilgilenecekti bu eğitimle.
Bu nedenler çercevesinde bu hafta başladık. Beklediğimden çok kolay oldu desem nazar değmez herhalde. Bizimki sabah kalkınca hemen çömeşip kakasını yapıyor. Bu sabah bende hemen uyanınca oğlum kakan varmı popo kaka yapacakmı, yapacaksa hemen tuvalete gidip yapalım mı dedim. Bizimki koşturarak tuvalete gitti. Hadi oğlum pantolonu çıkaralımmı?( karaböceğim pantolon çıkarmak ve giymeyi biliyor, tek tek bacaklarını kaldırıp giyinip soyunuyoruz) dedim çıkardık, haydi buraya oturup kakamızı popomuz yapsın dedim hemencicik gülerek oturuverdi. Başladı zorlanmaya (2. fotoda gözüküyor), ıkınmaya.. aaaaa oda ne oğluşum kakasını tuvaletine yapıyor. Karşılıklı bir sevinmeden ve gülüşmeden sonra, birde elleri alkış yaparak kakamızı yapmaya devam ettik. Bitincede oğlum bittimi dedim elleriyle bitti yaptı. İşte o an ben sevinçten onu ısrasım geldi. İşte dedim oldu, hep böyle çişimizi kakamızı buraya yapacağız... dedim.
Bunun arkasından da temizlenmemiz gerekiyordu. En kolay yoluda küzete alıp popoyu yıkamak geldi. Karaböcüğüm küvete girerde hiç su ile oynamadan çıkarmı? Musluğu kendi açtı ve başladı su ile oynamaya. Bende bıraktım güzelce hem oynasın, hemde bu arada bir banyo yapıversin dedim. O da keyfe geldi bakarmısınız nasıl oynuyor.





KALEM TUTMAK ve YAZI DENEMEMİZ



18.08.2009

Şu tutuşa bir bakarmısınız. İnsanoğlunun dünyaya getirdiği bu bebeklerin büyüme evreleri ne kadarda yavaş oluyor. 17. ayımıza girmemize rağmen ancak belli başlı şeyleri yapabiliyoruz. Bu yapabildikleri arasına bu günlerde kalem tutmayı ve karalamayı öğrenmeye başladık. Bunu yaparkenki sevinci ve azmi beni hem şaşırtıyor hemde mutluluk veriyor. Babası ile birlikte birşeyler yazmaya çalışsalarda bizimki kalemin üst tarafından tutmasıyla yazı tahtasına bir köşeden diğer köşeye çizgiler çekip duruyor. Tabiki ileriki günlerde kalemide doğru tutup, karalamayıda daha güzel yapacağımıza eminim.
Bu aşamayı başardıktan sonra oğluma boya kalemleri, masa ve sandalyesini alıp odasına yerleştireceğim. Orada boyama yapsın kendi kendine. Tabiki bizde yardımcı olarak.


Bu arada arkada gözüken yeşil bisikleti anneannesi ve dedesi hediye aldılar. Bir biniyoruz görmeniz lazım. Ama inemeyincede başlıyoruz bağırmaya. Hediye için teşekkür ederiz.

16. ay ve BAKICIYA BIRAKMAK

Benim oğlum artık 16. ayınıda bitirdi. Biz artık emekleme, diş çıkarma, yürüme eylemlerini gerçekleştirdikten sonra sıra anlama, anlatma ve yapma eylemlerine geçiyoruz. Bunlarıda çok güzel yapmaya başladık. Şuan mutfaktayız mesela: annecim o yerdeki rendeyi verirmisin diyorum, hemen bir sağa sola bakıştan ve bir daha cümleyi tekrarlamamdan sonra hemen rendeyi yerdeyse yerden alıyor eğer yerde değilde dolaptaysa önce bana bakıp dolabı gösteriyor sonra bende onu açabilirsin diyorum hemen sırıdarak açıyor ve bir gülücük daha atıp oradan alıp bana getiriyor. Mesala oğlum hadi odana gidelim oyuncaklarını alalım yada bana kamyonunu getir yada suyunu getirde içelim diyorum, hemen odasına gidiliyor oyuncaklar getirilip odanın ortasına konuluyor, suluğunu getirip birden havaya dikerek suyunu içiveriyor.Ayrıca artık vücudundaki organlarıda sorduğumuzda gösteriyor. Annecim hani kulak, hemen eller kulakta,hani göz,hani kocaman ağız, göbek,ayak, ne kadar büyüdük eller hemen kafasını üzerinde...

Ne dersiniz anlama tamam,yapma eylemide tamam şimdi sıra artık konuşmada. O da sanki olacak gibi ANNE yerine ANNİ, DEDE, VER, BİTTİ, ATTİ,AT,BABA,PİSİ ... inşallah daha da artacak gün geçtikçe.
Bu güzel gelişmelerimizin dışında bizim artık bir bakıcımız var. 03.08.2009 .Uzun süredir düşündüğümüz fakat birtürlü karar veremediğimiz bir konuydu bu. Anneanne ve babaannemiz 1 hafta aralıklar ile oğluşuma bakıyorlardı. Yaz ayı gelince babaannemiz yazlığa gitti, böylelikle oğluşum anneanneye kaldı. Mayıs ayından bu güne kadar anneanne bakıyordu. Bundan 20 gün önce tatile çıktığımızda babaanne de 5 gün kaldık. o arada babaannemiz ben çok yoruluyorum,ayrıca biliyorsunuz belimde rahatsız ağrıyor ,ben galiba bakamayacağım deyince şöyle bir duraksadık ve onuda haklı gördük. Eğer beli tutarsa yatacağı içinde bizde fazla zorlamak istemiyoruz. 5 gün babaannede kaldıktan sonra 6 günde küçükkuyuda tatil yaptık. Orada eşim ile konuştuk ve babaanne bakamayacaksa bütün yük anneanneye kalacak dedik, Onada çok ağır olacağını düşünerek bir bakıcı tutmaya karar verdik. Tabiki biraz yaşı olsun, çoçuk büyütmüş olsun, evde engeli olmasın, temiz ve titiz olsun ve sadece çoçuk ile ilgilenip onun gelişimini sağlasın dedik. Tatil dönüşüde bir bakıcı ismi vardı zaten bende hemen onu aradım. Neziha teyzemiz işe 03.08.2009 tarihi itibarı ile oğlumun bakıcısı olarak başladı. Tabiki bu bakıcı işi ne anneanneye nede babaanneye söylenmeden yapıldı. Anneannemiz kızsada ona güzelce anlatınca anladı, babaannemizde olurlu karşıladı.Böylelikle büyüklerin anlayışla bakıcımız oldu.
Benim oğluşum biraz yabancılık yaptığı için nasıl alışacak diye düşünüyorduk. Neziha teyzenin başlayacağı gün anneanneye sende eve gel dedik. Birlikte oturun sen oğlumun nasıl uyuduğunu, saat kaçlarda yattığını, nasıl yemek yediğini, nasıl davranılması gerektiğini, altının nasıl alınması gerektiğini....... tek tek gösterdiki ona öyle yapsın ve düzeni hiç şaşmasın dedik. O sabah anneannemiz ve bakıcımız eve geldiler, biz tabiki işe. Ama hiçte beklediğimiz gibi bir sorun yaşamadık. Baştan biraz mıkırdamış, oğlumun doğal hali bu, ama sonra kucağına gitmiş. Bu da biraz bakıcıdan kaynaklanıyor, teyzemiz güler yüzlü, çabuk kaynaşmışlar. Bende biryandan telefon ile evi arayıp nasıl gidiyor diye bütün gün sorup durdum. En son annem yeter dedi, onlar güzel anlaştılar sen kafana takma deyince benimde için rahatladı.
Bu kunuyuda rahatla atlatmış olduk.. Bakıcımız hayırlı olsun...



1 GÜZEL ve 1 YAKIŞIKLININ BALIK SEFASI





27.07.2009



Bizim Çan ilçesinin mutfak alışveriş günü(biz pazar deriz) pazartesi günü olduğu için taze balık o gün bulunmaktadır. Bizde bunu bildiğimiz için hemen arkadaşlarımız sevim- fikret-meriç şahin ailesini çağırdık ve birlikte hem biz hemde bebişlerimiz balık yesin diyerek babamın ortak açmış olduğu sürücü kursunun pistine gidiverdik. Hemen bol dumanlı mangalımızı yaktık ve üstüne taze balıkları atıp çızırdamalarını bekledik. Tabiki pişincede ben atahanın peşinde koşturarak sevimde meriç hanımın peşinde koşturarak balıkları onlara yedirivedik. Afiyet olsunnn..Bebişlerin karınları doyduktan sonra keyifleri yerine gelip oynamaya başlıyorlar.


Bu arada erkeklerimizde biralarını yudumlayıp mangal başında biraz siyaset biraz hayat hakkında konuşuyorlar.


İnşallah bu balık işini her pazartesi akşamı yapabiliriz çünkü balık çoçuklar için en iyi yiyecekler biri.

DÜĞÜNÜMÜZ VAR

MERYEM & DOĞAN (ALİ OSMAN)

Daha 17 sinde toy ve güzel bir geç kızken anne baba evinden biraz hüzün diğer taraftanda büyük bir sevinç içinde ayrılıp üniversite yollarana düşen 3 kız afyon semalarına inivermişler. O yıllırda farklı insanlara, mekanlara takılmalar, daladan dala atlamalar ve birden kilo almalar ile geçen ilk senenin ardından 3 arkadaş birbirimizi bulup kaynaşıvermişiz. O kadar çok sevdikki birbirimizi anne babaların itirazlarına karşın eve çıkmak isteme taleplerimizi kabul ettirdik. Tabiki burada benim ev bulma ve evle ilgili tüm işlemleri halletme çabamı kızlar asla unutmazlar yoksa onlara kalsak hiç eve çıkamazdık. Tüm çabaların sonunda o küçücük 3 katlı ve cezaevinin karşısında bulunan eve çıkıverdik. Tabiki en çok sezen örencik'in (pakize) anne ve babasının getirmiş olduğu (tabi birazda babasının içinin rahatlaması için) eşyalar ile evimiz çok güzel oluverdi.
Evde o kadar güzel günlerimiz ve gecelerimiz oldu ama şimdi burada fazla açıpta deşifre etmek istemem çünkü haklı bir sebebimiz var artık.
Benki en son evlenecek kız gözüyle bakılırken 2004 yılında evleniverdim.Bu arada 12.04.2008 dede bir tanecik oğlum ATAHAN dünyaya geldi. Sonra 2007 yılında pakize miz mutlu bir evlilik yaptı şimdide en şirinimiz kurbanımız( meryem ayvaz) evleniyor. Evet evet 7 KASIM DA DÜĞÜNÜMÜZ VARRRR. İşte bu neden ile eskileri burada anlatmaya gerek yok, onlar orada ve kızlar ile bizim aramızda kaldılar ve harika duygular, olaylar yaşadık.
Birgün 3 kadın ve kocalarımız ile bir araya gelip şöyle güzel bir tatil yapabilirsek onlara anlatırız tabiki onlarda bizlere demi kızlarrrrrr. :)
Ben düğünden bahsetmek isterken neler anlattım böyle ya... Sezencik ne dersin ikimizde düğünde orada olup görüşebilecekmiyiz.
Kurbanım orada görüşmek dileğiyle..
şimdiden ALLAH MESUT ETSİN..

KENAN BEYİN 1. YAŞ GÜNÜ










17.07.2009

Mutlu yıllar sana, mutlu yıllar sana, mutlu yıllar sana

1. yaş günün kutlu olsun.Her doğum gününü bu güzel 4 kişilik aile taplosu ve bu mutluluk içinde geçirmen dileğiyle...

Öpüldünüz kenan bey


DÖNME DOLAP KEYFİMİZ





14.07.2009


Keyfimize bir bakarmısınız. Tatildeyken gezmek için gittiğimiz alışveriş merkezinde bulunan dönme dolaplara bindirelim dedik fakat inmek hiç istemedik. O kadar keyif almıştıki yüzündeki mutluluğu görünce dönme dolapların başında hayli vakit geçermemize sebep oldu. Ama değerdi bu mutluluk için.

KEMALCAN ABİMİZ İLE DERE KEYFİ




15.07.2009

Kemalcan ve Atahan beyler annelerine bu gezide eziyet ederek arkalarından koştursalarda ortamın güzelliği ve muhabbetin hoşluğu her yorğunlağa değer durumdaydı. Koşturmaların ve dereye taş atmaların bir arasında bu kareleri ancak ölümsüzleştirebildik.

NİKAHIMIZ VAR....MUTLULUKLAR






Canım arkadaşım allah mesut etsin. Her günün mutlu ve huzurlu geçsin.


DONDURMA KEYFİ

13.07.2009

Gecenin 03.00 civarları, kafalar çekilmiş ve üzerinede soğuk birşey yiyelim derken birden aşağıdan buz gibi dondurmalar geliyor ama iki tane fazladan geliyor. Tabi biz fazladan gelen 2 dondurmayı hemen sibel ile kapıyoruz ve başlıyoruz yemeye. Tabiki bu anı hemen ölümsüzleştirmek gerekir düşüncesiyle fotoğraflıyıveriyoruz.
AMAN HASTA OLMAYALIM...


TATİLE ÇIKIYORUZ VE DENİZE GİDİYORUZ

11.07.2009
Oğlum, annesi ve babası ile birlikte tatile gidiyoruz. Yolda giderken arabada çalan müziğin eşliğinde de oynuyoruz.

14.07.2009



Karşınızda deniz, kum,taşlık ve atahan. Biz denize girmeyi korktuğumuz için ilk önce alıştırma çalışmaları olan taş atarak başlıyoruz. Bu konuyu aştıktan sonra simidimiz ile denize açılıverdik ve güzel güzel ellerimizi ve ayaklarımızı suya çarptık durduk. Ama yinede kenarda taş atarken arada dalganın etkisinye suyun içine girdik çıktık. İşte o anlar harikaydı. Hiç ağlamadı ama suyun içinden bir çıkışı vardı bir görmeniz gerekirdi.
Tabi arkasından otele dönünce yapılan bir banyo var, bizimki hiç çıkmak istemedi. Bakarmısınız keyfe.. Bunun üzerine birşey anlatılmazki...





KÖYÜMÜZE GİTTİK ve NOHUT YEDİK

28.06.2009
Nohut yiyorum.HIIMMM... çok tatlıymış. Anne biraz da ben kendim yemek istiyorum.






Bugün anneanne ve dedesiyle benim babaannem ve dedeme köye(helvacı köyü) mangal yapmaya geldik. Dedemlerin burada 2 katlı biraz eski olsada bizim gözümüzde çok güzel olan evleri var, bahçesinde de hiç aylak duramayan nineciğimin ektiği sebzeler bulunmakta. Tabi bizde oğlum ile onları görür görmez ilk önce salatalıklara oradanda nohutların içene dalıvermişiz. Kendimizi sanki nohut cennetinde sanıp, nohutların yarısını bitirivermişiz. Ama nineceğim hiç kızmaz bize zaten siz yersiniz diye ektim der durur.



28.06.2009

Biz nohut tarlasında nohutları bitirmekle uğraşırken ali dedemizde bahçedeki meyveleri böceklere karşı ilaçlıyor. Onlarda olunca oğlum ile birlikte gelip onlarıda yeriz. hımmmm....dedesi iyi ilaçlada içlerinden kurt çıkmasın.


28.06.2009


İşte dedem ve ninem. Oğulları ve torunları bahçedeyken onlarda bize bakıyor, biryandan da sohbet ediyoruz.



BEBEĞİNİZİ SÜTTEN KESMEK

Bu sabah siteler arasında gezinirken ve diğer taraftanda bazı bilgilere ulaşmaya çalışırken http://www.kitubi.com/ bu siteyi buldum. İçerisinde hamilelik, doğum ve bebek gelişimi ile ilgili harika bilgiler , öneriler ve tavsiyeler varki sizinde bu bilgileri öğrenmek isteyeceğinizi düşündüm. Benim gibi böyle siteleri arayan birçok anne olduğuna eminim. İnşallah yardımcı olurum.Aşağıdaki yazı bana ait değildir. Damla Doğan Altınören adına oluşturulmuş bir sitedir. Damla hanıma teşekkürlerimi iletitim. Çok güzel bir site yapmış. Ellerine sağlık

BEBEĞİNİZİ SÜTTEN KESMEK

Bebeğinizi sütten kesmeyi, ya da diğer deyişle memeden kesmeyi planlıyorsunuz. Emzirmeme düşüncesi sanki senelerden beri emziriyormuşsunuz gibi garip gelebilir. Bebeğinizin plasentadan sonra sizden ikinci kopuşunu ve artık bağımsız bir birey olduğunu kabullenmeniz gerekir.
Öte yandan, onun artık büyümüş olması mutluluk vericidir ve her yediğinize dikkat etmek zorunda olmamanın da artık hakkınız olduğunu düşünmelisiniz. Aşırı duygusallığın hiçbir anneye yararı yok. Eğer emzirmeyi bırakma zamanı geldiyse, öncelikle bunun bebeğiniz için hangi ihtiyaçları ne ölçüde karşıladığını değerlendirin:
1 - Beslenme: Bebeklerin 6 aylık olana kadar yalnızca anne sütüyle beslenmesi öneriliyor. Aslında buna ortalama 6 ay demek daha doğru. Bazı doktorlar bebeğin kilo alımına göre daha erken de ek besin önerebiliyor. Bebeğin büyüme hızına göre sütün miktarı bir yana, içindekilerin bebek için yetersiz kaldığı bir dönem bu ve artık yavaş yavaş dünyevi yiyeceklerden yararlanması gerekiyor. 6 aydan sonra, her geçen gün miktarı ve çeşidi arttırılarak, anne sütü ya da formül miktarı azaltılıyor, öğün zamanında önce ek besin verilip, midede boş yer kaldıysa sütle destekleniyor. 1 yaş civarında bebek neredeyse her şeyden yiyebilir hale geliyor. Yavaş yavaş inek sütüne geçiliyor.1 yaşından sonra kalsiyum demiri tuttuğu için kansızlığa yol açmaması ve bebeği tok tutarak diğer yemekleri reddetmesini önlemek için günde 500 ml'den fazla süt ürünü önerilmiyor. Biz oğluma istisnai durumlar dışında yalnızca sabah kahvaltıda ve akşam yatmadan önce süt veriyoruz, öğün aralarında süt vermiyoruz. Peynir, yoğurt ve ayranla takviye ediyoruz.
2 - Susama: Bebeğiniz susadığı için de meme istiyor olabilir, sütten kesme döneminde ona tercihen bardakla bol bol su verin. Şekerli içeceklerin daha çok susatacağını unutmayın.
3 - Uykuya dalma: Eğer bebeğiniz uykuya dalmak için emiyorsa, ona kendi kendine uyumayı öğretmelisiniz. Bunun için ne kadar erken başlarsanız o kadar iyidir ama hiçbir zaman geç değildir. Uyku ile ilgili konular için tıklayın.
4 - Sakinleşme, rahatlama: Bebek küçükken emzirebilmek özellikle kriz anları için büyük kolaylıktır. Kuzenim Somer, buna "bebeyi resetlemek" der. Bebek kriz halinde mavi ekran durumuna geçmiştir. Emme pozisyonu aldığı anda "yeniden başlat"a basmış gibi olursunuz. Emme esnasında "safe mode"da çalışır, siz o sırada durumu toparlarsınız. Ancak bebeğinizi her ağladığında emzirdiğiniz ilk haftalarda artık aranızdaki bağ kurulmuştur. Bebek büyüdükçe, bulunduğu aya göre farklı yaklaşımlarla sakinleştirilebilir. Bazen sesinizi biraz yumuşarak ya da sertleştirerek konuşmak, ona sarılmak, bazen kokunuz bile yetecektir. Önemli olan bebeği dinlemek, dinlediğinizi ona belli etmek ve yanında olduğunuzu göstermektir, emzirmek şart değildir. Bebek büyüdükçe gerçekleşen sorunları meme "yangın söndürücüsü" ile söndürmeye çalışmak, bebeğinizin hayatın güçlükleri ile başa çıkma becerilerini geliştirmesini yavaşlatacaktır. Gerçekten sıkıntılı durumlarda da emzirmenin bile işe yaramadığına rastlamışsınızdır. Diş çıkarma dönemlerinde bebeğinizi gece boyunca yarım saatte bir emzirmeniz gerekmiş olabilir. Emzirmediğinizde durum daha kötüleşmeyecektir.
Sütten kesme yöntemi

1 - İhtiyaçları karşılayın: Öncelikle yukarıdaki 4 ihtiyacı alternatifleri ile karşılamaya çalışın. Hiçbir zaman birebir karşılığı olmayacaktır. Örneğin katı gıdalara geçmiş bir bebeği hala gündüz uykusundan önce de emziriyorsanız, bunun yerine inek sütü vermeyin, bir sonraki öğününü etkileyecek ve düzeni bozulacaktır. Ilık su veya şekersiz bitki çayı verebilirsiniz (tercihen bardakla). Ama bu emmesinin aslında beslenme değil, uykuya dalma ihtiyacından olduğunun farkında olun ve uyku düzenini sağlamak için gerekli aksiyonları düzenlemeye çalışın.
2 - Dikkatini dağıtın: Bundan sonra bana göre emzirmeyi bırakmak yavaş bir süreç olmalıdır. Bebeği saatine göre farklı şekillerde oyalayıp, unutturmaya, ertelemeye çalışın. Gündüzleri bebeği oyalamak daha kolaydır. Sabırlı olun. Oyun arasında sinirlendiği için emmek isteyen çocuğun dikkatini oyunla, uykuya dalmak için meme isteyenin dikkatini masalla ninniyle dağıtabilirsiniz.
3 - Emme sıklıklarını ve sürelerini azaltın: Tek bir emme talebini bile atlayabilmeyi başarmanın yararı vardır. Normalde emzirdiğiniz saatte emzirmezseniz, muhtemelen göğsünüzde şişlik oluşacak, bu da metabolizmanızı ihtiyaçtan fazla üretiyorum şeklinde uyaracaktır. Süt vücutta arz talep dengesine göre üretilir. Sütünüzün miktarı azalacak, bu sayede bebeğin de memeye ilgisi azalacaktır.
4 - Geceleri eşinizden destek alın: Emzirmeyi kesmeden önce bebeği eşinizle dönüşümlü yatırmak bir kaçış noktası olabilir. Uykuya dalana kadar beklemek yerine siz kısa süre emzirir eşinize verirsiniz, uykuya dalmadan önce o sakinleştirir. Bu duruma alıştıktan sonra onun yatırdığı geceler, emzirme kısmını unutturmaya çalışabilirsiniz. Bebeği dönüşümlü yatırmak bebeğin "anneci" olmaması için de çok iyidir.
5 - Onu yorun: Yoğun bir program yapın, çalışmıyorsanız gündüzleri dışarı çıkın, hem gündüz oyalanır, hem gece daha rahat uyur. Rahatlaması için uzun, oyuncaklı banyolar yaptırabilirsiniz.
6- Bebeği memeden soğutmak için mucizevi radikal yöntemler denemeyin: Karabiber gibi tadı kötüleştirecek, ya da koyu renkli kötü görüntüye neden olacak maddeler kullanmayın. Bebekler için ani değişimlerdense yavaş geçişler her zaman daha iyi sonuç verir. Bir yakınım bu tür bir yöntem denemişti. Bebeği ne yapmaya çalıştığını anlayarak ona fena halde darıldı, o gün annesine sarılmadı onu itti. Annesi de endişe ile sütten kesme konusunu birkaç ay ertelemek zorunda kaldı. Bir başka tanıdığım, bak göğsüm emzirmekten yara oldu emzirmeyeyim artık olur mu diye yara sargı bezi yapıştırdı, çocuk annemi yara yaptım diye üzüntüyle ağlamaktan helak oldu.
Ne zamana kadar emzirmeliyim?
Eğer zorunluluk yoksa 1 yaşına kadar emzirmeye devam etmenizi öneririm. Az gelişmiş ülkelerde, eğer fakirlikten besleyememe gibi bir durum varsa ve anne sütündeki koruyucu antikorlar sayesinde bebeği salgın hastalıklardan korumak için 2 yaşına kadar emzirilmesi öneriliyor. Bir arkadaşımın pedagogu (çocuk psikoloğu) çok fazla bilinçlendiğinde daha zor olacağından 16 ayı geçirmemesini önermiş. Ben inek sütü içebilir yaşa geldikten sonra ama beni görünce "Memeee" diye bağıracak çağa da gelmeden önce bu güzel süreci sonlandırmak istedim.
Oğlumu 12,5 ay emzirdim. 6 ay boyunca gündüzleri iki saati hiçbir şekilde geçirmeyen oğlum, katı gıdalara geçiş ve çevreye olan ilgilisini aşırı artmasıyla gündüzleri emmeye olan ilgisini kaybetmeye başladı. 9 ay civarında gündüzleri emmeyi bıraktı. Bu durum benim sütümün de azalmasına neden oldu. 9,5 aylıktan itibaren gece yatırmadan önce sütüm azaldığı için ek besin (formül mama) vermeye başladım. Önce emziriyordum, üstüne biberon veriyordum, 50-80 ml arası içiyordu. 12 aylıkken yavaş yavaş inek sütüne geçtik. İnek sütüne alerjisi olmadığından ve tadını sevdiğinden emin olduktan sonra emzirmeyi kesmeye karar verdim. Birkaç gece eskiden yaptığımın tersine önce biberon verdim, üstüne emzirdim. Emzirme süresini kısa tutmaya çalıştım. İyice yorduğum bir gece yalnızca biberon verip yatırdım, sorun çıkarmadı. Ertesi gün emmek istedi, tek göğsümü verdim. Sonraki iki gece aklına gelmedi, 3. gece tekrar istedi. Yine tek göğsümü verdim ve o gece Sarıkız görevim sona erdi. Ama bunun yerine onu yatırmadan önce bol bol sarıldım, güzel sözler söyledim.

SALINCAK SEFASI MI? YOKSA ÇİLESİMİ?


09.05.2009

Yaz geldi geleli ve havalar ısındı ısınalı anne-oğul olarak gece gündüz sokaklardayız. Tabi gezerkende oğlumun istediği oyunları oynuyoruz. Bugün salıncağa binelim dedik ama galiba biraz sevmedik. Baksanızya keyfi yerinde değil ve hemen indik salıncaktan. Belki sonra hiç inmeyecek ama şimdilik pek sevmedik.

BERBER MACERALARI VE GÖRÜNTÜLERİ

25.05.2009

25.05.2009

25.05.2009

Dazlaklar alemine hoşgeldiniz.

Babamız oğlunu ve yeğenini kendi berberine götürünce ikisinide dazlak yaptırıp çıkarıverdi. Ama o kadar ağladılarki anlatamam size. Kesim işi bitince de biz onlara bakıp bakıp gülme krızine girdik çünkü ikiside çok komik oldular. Biz atahandan alışkınız ama halamız kenan ı hiç kestirmediği için o çok komik oldu. Bizde bol bol gülmüş olduk.